Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilir gıda sistemleri; toplum ve gelecek nesiller için gıda güvenilirliğini ve beslenme güvencesi sağlarken, doğal kaynakları koruyup zenginleştiren, ekonomik ve toplumsal refahı teşvik eden gıda sistemleridir.

Sürdürülebilir gıda sistemlerine geçiş, gıdanın üretim, ambalajlama, taşıma ve tüketim şeklini gözden geçirerek alışılagelmiş yaklaşımların ötesine geçen çözümler gerektirir.

Sürdürülebilirliğin üzerinde durduğu üç ayak, konunun çevresel, toplumsal ve sektörel boyutlarıdır.

Sürdürülebilir gıda sistemleri yolunda ilerlemek; politika yapıcıları, kamu otoritelerini, sivil toplumu, akademisyenleri ve özel sektörü içeren; çiftlikten çatala kadar bütüncül ve koordineli bir yaklaşımı gerektirir.

Türk gıda ve içecek sanayii yerel ve küresel rekabet gücünü korurken, tüketicilerin beklentilerdeki değişiklikleri öngörerek, geleceğe dönük, entegre iklim değişikliğine dayanıklı, kaynak verimliliğini esas alan ve döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir gıda sistemleri için yasal çerçevenin oluşturulmasında kamuyla birlikte çalışmaya devam edecektir.

Sektörümüz gıda tedarik zincirinin paydaşlarıyla birlikte, hepimiz için daha iyi bir geleceğe ulaşmak amacıyla, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini takip ederek bunlara ulaşmak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.

1- Çevresel Sürdürülebilirlik

Çevresel anlamda sürdürülebilir, döngüsel gıda sistemleri

Türk gıda ve içecek sanayii çevreyle dost uygulamaları benimsemekte ve teşvik etmekte, döngüsel ve sürdürülebilir bir ekonomiye doğru adımlar atmaktadır.

  • Karbon Ayak İzi

İklim değişikliği ve enerji

Ülkemizin enerji yoğun sektörlerinden biri olarak, gelecekte sıfır net emisyon hedefine ulaşılmasına katkıda bulunmak amacıyla, faaliyetlerimizde sera gazı salınımını azaltmaya yönelik girişimlerde bulunuyoruz.

Bu bağlamda, özellikle enerji verimliliğini göz önünde bulunduran önlemler alıyor, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırarak mümkün olan her alanda enerji tüketimini azaltmaya çalışıyoruz.

Üreticilerimiz, lojistikten kaynaklanan emisyonları azaltmak adına enerji yönetimi programları ve ulaşım optimizasyon stratejileri benimsiyor; büyük ölçekte daha sonuçlar elde edebilmek için, tedarik zincirinin paydaşları ile beraber çalışıyor.

  • Kaynak Verimliliği

Temel çevresel göstergeler

Kaynak verimliliği, gıda ve içecek üreticilerinin uzun vadeli rekabet gücünde önemli bir rol oynamakta, çevre için olduğu kadar ticari açıdan da anlam ifade etmektedir. Türk gıda ve içecek sanayii özellikle su, enerji ve gıda hammaddelerinin verimli şekilde tekrar kullanımını amaçlamaktadır. Bunun yolu tüm gıda tedarik zinciri boyunca döngüsel ve sürdürülebilir bir yaklaşımı gerektirmektedir.

Türk gıda ve içecek sanayii, faaliyetlerini bilimsel ve güvenilir bir şekilde tanımlamakta, ölçmekte ve iyileştirmektedir. Sektörümüz gıda tedarik zincirine bu konuda liderlik etmekte, en iyi uygulamaların ve ilgili politikaların geliştirilmesine destek olmaktadır.

Gıda kayıp ve israfının azaltılması ve önlenmesi sektörümüz için bir önceliktir. 2030 yılına kadar gıda zincirinde tüketime uygun gıda atıklarının yarıya indirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktayız. Tedarik zincirindeki verimsizlikleri ortadan kaldırmak ve ambalaj üzerindeki tarih bildirimleri konusunda tüketici farkındalığını artırmak üzere çalışmalarda bulunmaktayız.

  • Döngüsel Ekonomi

Ambalaj atıkları, yeniden kullanım ve geri dönüşüm

Ambalaj maddelerinin en önemli kullanıcılarından olan sektörümüz, tüketicilere en üst düzeyde kalite ve gıda güvenilirliğini sağlarken, ambalajın döngüsel ekonomi içerisinde çevrimini de sağlamak üzere çalışmalar yürütmektedir.

Türk gıda ve içecek sanayii gıda güvenilirliğinden ödün vermeden ambalaj kullanımını en aza indirmek için çalışmakta, geri dönüştürülmüş veya biyolojik temelli malzemeler dahil olmak üzere sürdürülebilir ambalaj teknolojilerine öncelik vermektedir.

Sektör olarak ambalaj atıklarının engellenmesini, yeniden kullanımını, toplanarak geri dönüştürülmesini desteklemekteyiz. Tüketicileri bilgilendirmeye ve ambalaj atıklarının uygun şekilde elden çıkarılması konusunda farkındalık yaratmaya devam ediyoruz.

Bu çalışmaların eğitim, altyapı ve kanunların uygulanmasına yönelik kapsamlı, iş birliğine dayalı ve bütüncül bir yaklaşımla daha ileriye götürülmesi gerekmektedir.

Ambalaj, gıda ve içeceklerin kalite ve güvenliğini garantilemede, gıda israfını önlemede kilit rol oynar. Bu nedenle, sürdürülebilir ambalaj kullanımına yönelik girişimlerin kamu dahil gıdanın tüm paydaşları tarafından desteklenmesi gereklidir.

  • Ekosistemlerin Korunması

Biyoçeşitlilik ve sürdürülebilir kaynak kullanımı

Biyoçeşitlilik dünya çapında benzeri görülmemiş bir hızla azalmaktadır. Doğal yaşam alanlarının korunması, sürdürülebilir kaynak kullanımının temelinde yer alır. Türk gıda ve içecek sanayii, tarımsal hammaddeleri ülkesel ve küresel düzeyde sürdürülebilir şekilde tedarik etmeye özen göstermektedir.

Sektörümüz toprağın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına, ormansızlaşmanın durdurulmasına katkıda bulunma amacındadır. Bu bağlamda sürdürülebilir orman yönetimi ve tarım arazilerinin verimli şekilde kullanımını teşvik eden politikaları desteklemektedir.

Türk gıda ve içecek sanayii, en önemli doğal kaynağımız olan suyun da sürdürülebilir ve verimli bir şekilde kullanılmasına, su kaynaklarının kalitesinin ve kullanılabilirliğinin korunmasına önem vermektedir.

Sektörümüz çevresel, sosyal ve ekonomik hususları da dikkate alarak, faaliyetlerinde biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemin temel unsurlarını da göz önünde bulundurmak adına tarım sektörü ve kamu ile yakın temas içerisinde çalışmaya devam edecektir.

İçinde bulunduğumuz ve giderek zorlaşan koşullarda sürdürülebilir şekilde üretilen güvenilir kaliteli hammadde tedarikini garantilemek için, çiftçilerimize sosyal ve çevresel zorluklarla başa çıkmalarında destek olacak finansal kaynakların sağlaması gerektiğine inanıyoruz.

Türk gıda ve içecek sanayii, gıda tedarik zinciri boyunca sürdürülebilir ticari uygulamaları benimsemekte, teşvik etmekte ve desteklemektedir. Toprak bozulmasını ve kaybını önlemek, toprak sağlığını eski haline getirmek için kaynakların sürdürülebilir kullanımına özen göstermekteyiz.

Üretim tesislerimizin ve tedarik zincirimizin çevresindeki ekosistemlerin korunmasına, bu sayede gıda sisteminin sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunma amacındayız. Özellikle artan dünya nüfusunun gıda güvencesinin sağlanması gereğini de göz önünde bulunduracak ve bu konuda ödün vermeyeceğiz.

2-Toplumsal Sürdürülebilirlik

Toplum, tüketici, çalışan odaklı gıda sistemleri

Türk gıda ve içecek sanayii; güvenilirlik, kalite, besleyicilik, maliyet ve tüketim kolaylığı açısından toplumun ihtiyaçlarını karşılayan ürünler üretmeyi, tüketicileri bilgilendirerek bilinçli satın alma kararları vermelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bunların yanında, gıda tedarik zincirinde şeffaflığı sağlamak, haksız rekabeti önlemek, ülkemiz istihdamında önemli bir yer tutmak da sektörümüzün öncelikleridir.

  • Gıda Güvenilirliği

Daha güvenilir, kaliteli ve besleyici gıda

Ülkemizde gıda ve içecekler her zamankinden daha güvenilir, daha kaliteli ve daha dayanıklıdır. Bunun altında yatan neden giderek gelişen üretim teknolojileri yanında, Türk gıda ve içecek sektörünün ülkemiz ve dünyadaki yasal mevzuata uyum konusunda gösterdiği bağlılıktır ve uyguladığı özdenetimdir.

Bilimsel gelişmeleri temel alan yenilikler, sektörün daha verimli ve geniş ölçekli üretim yapmasının önünü açarken artan üretimin çevresel ve sosyal etkileri de azaltmaktadır.

Gıda güvenilirliği sektörümüzün tartışmasız sorumluluğudur ve her zaman önceliğimiz olmaya devam edecektir. Türk gıda ve içecek sanayii bu amaçla üretim süreçlerini sürekli güncellemekte, gıda güvenilirliği alanındaki çalışmaları yakından izlemektedir.

  • Sürdürülebilir Beslenme

Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları

Türk gıda ve içecek sanayii olarak ürünlerimizde mümkün olan en yüksek güvenilirliği sağlarken, ülkemize ve dünyaya geniş bir yelpazede besleyici, lezzetli ve sürdürülebilir şekilde üretilmiş gıda ve içecekleri sunuyoruz. Bunu yaparken tüketici tercihlerini, beslenme alışkanlıklarını, kültürel farklılıkları, tüketim ve satın alma kolaylığını dikkate alıyoruz. Hedefimiz ürünlerimizin çevresel etkisini en aza indirirken, besin içeriğini daha da artırmaktır.

Sağduyulu pazarlama vizyonumuz ile tüketicilere beslenme konusunda bilime dayalı, kolaylıkla anlaşılabilir bilgiler aktarıyoruz. Ürünlerimizin menşeini, çiftlikten çatala kadar geçirdiği evreleri, sosyal ve çevresel etkilerini iletebilmemiz için yürütülen çalışmaları yakından takip ediyoruz.

Özellikle obezite ve bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi amacıyla, kamuyla iş birliği içinde, genç yaşlardan itibaren sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının edinilmesi amacıyla yürütülen bilinçlendirme ve eğitim faaliyetlerini destekliyoruz.

  • Sağduyulu Ticaret

Sağduyulu ve sorumluluk sahibi ticaret uygulamaları

Türk gıda ve içecek sanayii, gıda değer zinciri boyunca tüm ticari faaliyetlerinde en yüksek insan hakları, hayvan sağlığı ve refahı, çalışma standartlarını benimsemiştir. Sektörümüz bu konuda küresel anlamda geçerliliği olan ilkelere tavizsiz şekilde bağlıdır.

Sektörümüz çevre, toplum ve insan haklarını ilgilendiren bilgilendirmelerin etkin ve şeffaf şekilde yapılabilmesini bir gereklilik olarak görmektedir. Sağduyulu ticaret yaklaşımının garanti altına alınması için, gıda değer zincirindeki tüm paydaşların bu yönde adım atmalarını, sürdürülebilir ve sorumluluk sahibi ticaret uygulamalarını benimsemelerini teşvik eden bir çerçevenin oluşturulmasını desteklemekteyiz.

  • Toplumsal Gelişim

İstihdam, eğitim ve fırsat eşitliği

Ülkemizin en büyük imalat sektörlerinden olan Türk gıda ve içecek sanayii, işletmelerinde istihdam ettiği 500 binden fazla çalışanıyla birlikte, gıda tedarik zincirinin tamamında toplam 3 milyondan fazla kişiye geçim imkanı sağlamaktadır.

Gıda sisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanması, bu istihdamın güvence altında tutulması yanında, sektörün genç ve eğitimli işgücü için cazip bir konumda kalmasını gerektirmektedir. Bu nedenle istihdam fırsatlarını teşvik etmeye devam ediyoruz.

Şirketlerimizde ve gıda tedarik zincirinin tamamında güvenli, adil, esnek ve kapsayıcı çalışma koşulları sağlamak için çaba göstermekteyiz. Sektörde yaş alan işgücünü yönetirken, çiftçiler de dahil olmak üzere gençlerin istihdam edilebilirliğini artırmak amacıyla eğitim programları ve staj gibi uygulamaları teşvik etmekteyiz.

Daha iyi bir gelecek için ekonominin iyileştirilmesine, istihdamın artırılmasına, sosyal politikaların uygulanmasına katkıda bulunmak üzere sosyal diyalog faaliyetlerinde ve toplumsal projelerde yer alıyoruz.

İşgücü döngüsünün sürdürülebilirliğini ve sektörün rekabet gücünü korurken, aynı zamanda dijitalleşme, yeni iş kolları, yeni beceri ve nitelikler bağlamında geleceğin teknolojilerini takip ediyoruz.

3- Sektörel Sürdürülebilirlik

Gıda ve içecek sektörünün kapsamlı ve sürdürülebilir şekilde büyümesinin sağlanması

Türk gıda ve içecek sanayii bölgesel ve küresel anlamda çok rekabetçi bir pazarda faaliyet göstermektedir. Sektör istihdamın artırılması, uluslararası ticaretin geliştirilmesi ve yenilikçi yaklaşımların desteklenmesi yoluyla sürdürülebilir bir büyüme elde etmeyi amaçlamaktadır. Yıllık %2,5’in üzerinde büyüme oranıyla sektör doğru yolda ilerlemektedir.

  • Sürdürülebilir Büyüme

Sektörel ve ekonomik kalkınma

Türk gıda ve içecek sanayii, Türkiye ekonomisinin en büyük imalat sanayii kollarından biri olarak üretim, istihdam, ihracat ve katma değer açısından stratejik öneme sahiptir.

Sektörümüz sürdürülebilir gıda sistemlerinin ortaya koyulabilmesi adına, gıda tedarik zincirinde uzun vadede büyümeyi, sürdürülebilirliği ve kaliteyi destekleyen, paydaşlarla iş birliğine dayanan bir yaklaşım izlemektedir.

  • Paydaşlarla İş Birliği

Gıda tedarik zincirinin paydaşları ile ortaklıklar

Türk gıda ve içecek sanayiinin sürekliliği; sürdürülebilir şekilde üretilen, güvenilir, kaliteli, rekabetçi ve uygun maliyetli tarımsal hammaddelerin istikrarlı bir şekilde tedarik edilebilmesinden geçmektedir. Ülkemiz tarımının güçlenmesini sağlayacak hamleler bu ihtiyacı karşılamanın anahtarıdır.

Tarım ve hayvancılık sektörü, gıda ve içecek üretim sektörü ile birbirine bağlıdır. Sektörümüz ülkemiz tarımsal üretiminin %70’inden fazlasını değerlendirmektedir. Bu nedenle iklim değişikliği gibi çevresel sorunlar her iki sektörü de aynı oranda etkilemektedir. Sürdürülebilir bir gıda sistemi için tarımsal hammadde tedarik zincirinin dış etkiler karşısında devamlılığının sağlanması şarttır.

Sektörümüz, tarım ve hayvancılıkta sürdürülebilirliğin tesis edilmesi için çiftçilerle iş birliği içerisinde çalışmaktadır. Bu bağlamda gıda tedarik zincirindeki haksız rekabet ve adil olmayan ticaret uygulamaları ile mücadele halindeyiz. Yasal çerçevenin oluşturulması dahil, tarım ve hayvancılık sektörünü korumaya ve geliştirmeye yönelik tüm girişimlerin de destekçisi konumundayız.

  • Dış Pazarda Büyüme

Uluslararası ticaretin geliştirilmesi

Türk gıda ve içecek sanayii bölgenin ve dünyanın önde gelen gıda ve içecek üreticilerinden biridir.

Küresel ticarette söz sahibi olunması, güvenilir hammaddeye istikrarlı erişimin garanti altına alınmasını gerektirir. Buna ülkemizde üretilen tarımsal ürünler yanında üretilemeyen ve dünyanın dört bir yanında tedarik edilen hammaddeler de dahildir.

Dış ticaret politikasının sektörün sürdürülebilir büyümesini desteklemesi, yeni ihracat fırsatları yaratması ve tedarik konusunda istikrarı garantilemesi gereklidir. Üreticiler için dünya ile rekabet edebilecek koşulların sağlanması çok önemlidir. İç ve dış ticari politikalar arasındaki tutarlılığın sektörün rekabet gücü üzerinde ciddi etkisi vardır.

Türk gıda ve içecek sanayii, mevcut uluslararası kurallara dayalı, çok taraflı bir ticaret sistemini desteklemektedir. Bunun yanında, ülkemizde sürdürülebilir gıda sistemleri tesis edilmesi ve bunların ticari anlamda korunması yönünde uluslararası platformda atılacak adımların da arkasında yer alıyoruz.

Ticaretin ve sürdürülebilir kalkınmanın küresel boyutu göz önüne alındığında, DTÖ gibi uluslararası kuruluşlar, ilgili BM organları ve özel sektör dahil tüm paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilebileceğine inanıyoruz.

  • Yenilikçilik

Yatırım, araştırma ve inovasyon

Türk gıda ve içecek sanayii; üretim kapasitelerini ve rekabet imkanlarını artırmak adına işletmelerine ciddi boyutta yatırımlar yapmaktadır. Sürdürülebilir gıda sistemlerine geçiş sektöre ek maliyet getirecek, daha fazla yatırım gereksinimi doğuracaktır. Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımları bu geçişte kilit rol oynayacaktır.

Ar-Ge faaliyetleri gıda sektörünün küresel sorunları aşmasını sağlayacak kanıta dayalı politikaların oluşturulmasına katkıda bulunmakta; tüketicilere, çalışanlara ve topluma bir bütün olarak fayda sağlamak üzere yenilikçi ürün ve teknolojilerin geliştirilmesini veya var olanların iyileştirilmesini sağlamaktadır.

Türk gıda ve içecek sanayii, market raflarında bulunan tüm ürünlerinin bilime dayalı en yüksek kalite ve güvenilirlik standartlarına uygun olduğunu garanti etmektedir. Herkes için güvenilir, besleyici ve sürdürülebilir gıda üretimini güvence altına alınması; rekabetçi, sürdürülebilir ve güvenilir bir sektör konumunun korunması Ar-ge yatırımlarından geçmektedir.

Bu bağlamda sektörümüzün rekabet gücünü ve yenilikçilik kapasitesini artıracak olan Ar-Ge politikalarını, gıda ve içecek alanında yürütülecek Ar-Ge çalışmalarına yapılacak kamu harcamalarını, sektörün liderliğindeki Ar-ge çalışmalarını teşvik edecek bir yasal çerçevenin oluşturulmasını destekliyoruz.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Ulusal ve küresel kalkınma amaçlarına ulaşılmasında sektörümüzün büyük bir rolü olduğunu biliyoruz.

Türkiye’nin en önemli ihracatçılarından olan gıda ve içecek sektörü, bu anlamda küresel bir oluşumdur. Küreselleşme, beraberinde tüm dünyaya karşı sorumluluğu getirmektedir. Ulusal gıda ve içecek sektörümüzün gıda tedarik zinciri içerisindeki her faaliyeti, sadece ülkemizi değil dünyanın genelini ilgilendiren sonuçlar ortaya koymaktadır. Dolayısıyla küresel kalkınma amaçlarına ulaşılmasında sektörümüzün rolü de büyüktür.

Türk gıda ve içecek sanayii, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılabilmesi için üzerine düşen rolün bilincindedir. Bu bağlamda sürdürülebilir gelişmenin kaynakların verimli kullanımı; sorumlu kurumsal uygulamaların teşviki; enerji, su ve atık yönetiminin doğru planlanması; sürdürülebilir tüketim ve üretime ağırlık verilmesi ile sağlanabileceğine inanmakta ve faaliyetlerini bu yönde kurgulamaktadır.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

TGDF ve üyeleri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını sürdürülebilir üretim, sorumlu tüketim, iklim eylemi, gıda güvenilirliği, kaynak verimliliği ve kapsayıcı ekonomik büyüme hedefleri doğrultusunda desteklemektedir. Federasyonumuz, kamu, akademi, özel sektör ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacak politika ve uygulamaların geliştirilmesini öncelik olarak görmektedir.