Değerli Dostlar,
İçinde bulunduğumuz dönem, sektörümüz açısından birbirini tamamlayan pek çok önemli başlığı aynı anda gündemimize taşıyan ve bir o kadar da önemli günlerin bulunduğu bir dönem. Gıda güvenilirliği, sürdürülebilirlik, atık yönetimi, sağlıklı yaşam politikaları ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesi gibi konular, artık birbirinden bağımsız değil; tam tersine aynı bütünün ayrılmaz parçaları olarak karşımızda duruyor.
Haziran ayı da bu bakımdan son derece yoğun ve anlamlı bir takvimi beraberinde getirdi. Dünya Gıda Güvenilirliği Günü ve Federasyonumuzun da yakından takip ettiği ve şahsen katılım sağladığım Sıfır Atık Forumu, yalnızca çevre politikaları açısından değil, üretim ve tüketim modellerinin yeniden değerlendirilmesi bakımından da dikkat çekici bir zemin sunmuştur.
Haziran ayında sektörümüzü yakından ilgilendiren bazı gelişmeler, hukuki denetim mekanizmalarının etkinliği kadar ekonomik öngörülebilirliğin de ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Rekabetin korunması, tüketici haklarının gözetilmesi ve hukukun üstünlüğünün tavizsiz uygulanması, sağlıklı işleyen bir piyasa düzeninin temel unsurlarıdır.
Bununla birlikte, ekonomik hayatın sağlıklı işleyebilmesi için hukuk güvenliği ile yatırım ortamına duyulan güvenin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğunu da göz ardı etmemeliyiz. Etkin denetim ve rekabet kurallarının kararlılıkla uygulanması kadar, üretimin, istihdamın ve yatırımların sürdürülebileceği öngörülebilir bir iş ortamının korunması da büyük önem taşımaktadır. Gıda gibi stratejik bir sektörde alınan her kararın yalnızca bugünkü piyasa koşullarını değil, yarının üretim kapasitesini, yatırım iştahını ve ülkemizin gıda arz güvenliğini de etkileyeceğini unutmamamız gerektiğine inanıyoruz.
Kalıcı başarının; piyasa aktörleri arasında güveni pekiştiren, üretimi destekleyen ve yapısal sorunlara odaklanan politikalarla mümkün olacağı hepimizin malumudur.
Her daim akıllarımızda olan bir diğer husus olan sürdürülebilirlik başlığına da değinirsek, bu konuyu elbette yalnızca çevresel boyutla sınırlı değerlendirmek eksik olacaktır. Gıda güvenilirliği, beslenme politikaları ve halk sağlığına ilişkin düzenlemeler de sürdürülebilir bir gıda sisteminin temel unsurlarıdır. Bu çerçevede, Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu (UGKK) ve Ulusal Beslenme Konseyi (UBK) gündemleri de sektörümüz açısından yakından takip edilmesi gereken önemli platformlar arasında yer almaktadır. Gıdaya ilişkin düzenlemelerin bilimsel temelde, uygulanabilir, öngörülebilir ve sektör gerçekleriyle uyumlu bir şekilde şekillenmesi; hem tüketicinin korunması hem de sanayimizin üretim ve yatırım ortamının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Federasyonumuz, bu ay gerçekleştirilen toplantılarda her iki platformda da sektörümüzün görüş ve değerlendirmelerini yapıcı bir yaklaşımla ortaya koymayı, ortak akla dayalı çözümlerin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmüştür.
Değerli Arkadaşlar,
Haziran ayının bir başka anlamlı günü olan Babalar Günü ise, tüm bu yoğun gündem içerisinde bizlere emek, sorumluluk ve gelecek nesillere karşı taşıdığımız yükümlülükleri yeniden hatırlatıyor. Babalar Günü vesilesiyle, ailelerine emek veren, geleceğe değer katan tüm babaların bu özel gününü bir kez daha kutluyorum.
Özetle; sektörümüzün önünde birbirinden ayrı gibi görünen ancak gerçekte aynı hedefe hizmet eden güçlü bir gündem bulunmaktadır. Gıda güvenilirliği, sıfır atık yaklaşımı, kaynak verimliliği, beslenme politikaları, tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve kamu–özel sektör iş birliği başlıklarının tamamı, daha dayanıklı, daha sorumlu ve daha sürdürülebilir bir gıda sistemi inşa etme hedefimizin parçalarıdır. TGDF olarak biz de bu anlayışla; sektörümüzün rekabet gücünü koruyan, toplum sağlığını önceleyen, çevresel sorumluluğu merkeze alan ve bilimsel temele dayalı politikaları destekleyen çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Bir sonraki vizyonda buluşmak üzere sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Demir Şarman
TGDF Yönetim Kurulu Başkanı