Değerli Dostlar,
Cumhuriyetimizin 103. yılını gururla kutlarken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anıyor; ülkemizi üretimle, bilimle ve dayanışmayla ileriye taşıma sorumluluğunu yürekten hissediyoruz. Gıda ve içecek sanayimiz, yarattığı ekonomik değerin yanında tarımsal üretimin sürekliliği ve toplumun gıdaya erişimi açısından da bu sorumluluğun önemli bir parçasıdır.
Geçen ayki Vizyon’da ele aldığımız büyüme ve rekabet gücü gündemi, açıklanan yeni verilerle önemini koruyor. IMF, Türkiye’nin 2026 yılı büyümesini %2,7 olarak öngörürken, TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde büyüme beklentisi %3’ten %2,9’a geriledi. Genel sanayi görünümüne baktığımızda, ağustosta sanayi üretiminin yıllık %1,9, imalat sanayii üretiminin %2,5 ve sanayide ücretli çalışan sayısının %1 azalması, yavaşlamanın üretim ve istihdamdaki yansımalarını gösteriyor. İnşaat ve hizmetlerde istihdam artarken sanayideki gerileme, büyümenin üretim ve yatırımla daha güçlü desteklenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Dezenflasyonun kalıcı başarısı için işletmelerin yatırım yapabilmesi, istihdamını koruyabilmesi ve verimliliğini artırabilmesi büyük önem taşıyor. Tarımsal hammaddenin belirli dönemlerde alındığı, stokların aylar boyunca finanse edildiği sektörümüzde yüksek finansman maliyetleri, işletme sermayesini ve yeni yatırımları baskılıyor. Üretim maliyetleri ile döviz kuru arasındaki makas da ihracatçımızın fiyatlama ve kârlılık alanını daraltıyor. Bu nedenle performansımızı ciro ve ihracat tutarının yanında satış hacmi, pazar payı ve yeniden yatırım yapabilme gücüyle birlikte değerlendirmeliyiz.
Tarımsal üretimdeki toparlanmayı okurken de karşılaştırma bazına dikkat etmeliyiz. 2025’teki iklim kaynaklı hasat kayıplarının ardından görülen artışları, 2024 seviyeleri ve çok yıllı eğilimlerle birlikte ele almak gerekiyor. Üretimin artması kadar çiftçinin gelir elde etmesi ve üretime devam edebilmesi de önemlidir. Bugünün ürün bolluğunun yarının üretim kaybına dönüşmesini önleyecek bir denge kurmalıyız. Üretimdeki artışın kalıcı kazanıma dönüşmesi, hasat döneminde ürünün işlenmesini, depolanmasını ve iç ve dış pazarlara ulaştırılmasını sağlayan kapasitenin de güçlendirilmesine bağlıdır. Bu nedenle finansman ve destek mekanizmaları, üretim ve pazarlama takvimiyle uyumlu biçimde tarım-gıda zincirinin bütününü gözetmelidir.
16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle Tarım ve Orman Bakanlığımız, FAO ve Federasyonumuz iş birliğinde İzmir’de düzenlenen buluşma, bu açıdan anlamlıydı. “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle!” teması, ihtiyaç duyduğumuz dönüşümü özetliyor. Suyu ve enerjiyi daha verimli kullanan, iklim risklerini ve gıda kayıplarını azaltan uygulamaları yaygınlaştırmalıyız. Aynı hammaddeden daha yüksek değer yaratmak, hem rekabet gücümüzü hem de kaynak güvenliğimizi güçlendirecektir.
TGDF Sanayi İrtibat Kurulu CEO Buluşmamızda da küresel pazarları, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ve sektörümüzün önceliklerini değerlendirdik. Üretim tecrübemizi teknoloji ve yenilikçilikle birleştirerek somut çözümler geliştirme irademizi pekiştirdik.
SIAL Paris Fuarı’ndaki temaslarımız ise uluslararası pazarlardaki konumumuzu geliştirmek için önemli fırsatlar sundu. Korumacılığın arttığı, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir ortamda kalite, güvenilirlik, izlenebilirlik ve yenilikçilik daha da önem kazanıyor. Kalıcı ihracat başarısı, kazandığımız pazarları korurken bu pazarlarda kârlı ve sürdürülebilir biçimde büyüyebilmemize bağlıdır
Saygıdeğer Dostlar,
Tarım ve gıda sanayii aynı üretim ekosisteminin birbirini tamamlayan parçalarıdır. Önceliğimiz, üreticinin gelirini, sanayicinin rekabet gücünü ve tüketicinin gıdaya erişimini birlikte gözeten politikalar geliştirmektir. Gıda politikalarının başarısını fiyatlarla birlikte üretimin sürekliliği, verimlilik, istihdam ve yatırım kapasitesi üzerinden de değerlendirmeliyiz.
TGDF olarak kamu kurumlarımız, uluslararası kuruluşlar, akademi ve sektör paydaşlarımızla bu anlayış doğrultusunda çalışıyoruz. Hedefimiz, daha verimli üreten ve yarattığı değeri bütün üretim zincirinin sürdürülebilirliğine yansıtan bir gıda ve içecek sanayiidir.
Üretime katkı sunan herkese teşekkür ediyor; Cumhuriyetimizin 103. yılının ülkemize ve sektörümüze birlik, güven ve ilerleme getirmesini diliyorum.
Bir sonraki Vizyon’da buluşmak üzere sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Demir Şarman
TGDF Yönetim Kurulu Başkanı