TGDF Araştırması: Gıda ve İçecek Sektörü için çarpıcı öngörüler

TGDF Araştırması: Gıda ve İçecek Sektörü için çarpıcı öngörüler

TGDF Araştırması: Gıda ve İçecek Sektörü için çarpıcı öngörüler

TGDF ve EY-Parthenon’un gerçekleştirdiği Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Araştırması’nın sonuçlarına göre; sektör liderlerinin yarısından fazlası (%52) sektörün 2020 yılında daralacağını öngörüyor. Araştırmayı değerlendiren TGDF Başkanı Şemsi Kopuz ise “Gıda güvencesi, pandeminin doğrudan ve dolaylı etkileriyle daha da önem kazandı” diye konuştu.

Araştırmaya katılanların yüzde 90’ı restoranların zorlanmasını ve otellerin-tatil köylerinin eski performanslarını yakalayamamasını, gelecek 6-12 aylık dönem için en büyük risklerden ikisi olarak görüyor. Katılımcıların yüzde 85’i ise Ev Dışı Tüketim (EDT) sektörünün 2019 performansını ancak 2021 veya sonrasında yakalayacağını öngörüyor.

Türkiye’de sektörün önde gelen 58 şirketinin üst düzey yöneticileri ile yapılan anketler sonucu oluşturulan araştırma; sektörün COVID-19 salgını öncesi ve sonrası performansı, gelecek öngörüleri, sektörü bekleyen riskler ve bu risklere karşı alınması gereken aksiyonlara ışık tutuyor.

Araştırmaya katılan şirketler; alkolsüz içecek, ambalaj, süt ve süt ürünleri, et-tavuk-balık ürünleri, atıştırmalık, tarım ve hububat, gıda bileşeni, hazır gıda-dondurma, baharat, konserve, ekmek ve unlu mamuller, yem, meyve-sebze, bal ve alkollü içecek alanlarında faaliyet gösteriyor.

TGDF Başkanı Kopuz: Turizm ve yeme içme sektörlerinin krizi atlatması önemli

“Artan nüfus ve değişen iklim koşulları nedeniyle hâlihazırda dünya gündeminin ilk sırasında yer alan ‘gıda güvencesi’, pandeminin doğrudan ve dolaylı etkileriyle daha da önem kazandı ve küresel gıda sisteminin kırılganlığı COVID-19 ile açıkça gözler önüne serildi” diyen TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, şu değerlendirmeyi yaptı:

Turizm ve yeme içme sektörlerinin sürdürülebilirliği ve krizi atlatabilmeleri gıda ve içecek sektörü için çok büyük önem taşıyor. Bu konuda tüm ekosistem paydaşlarının atması gereken adımlar olmakla beraber özellikle oteller ve restoranlar eski performanslarını yakalayana kadar COVID-19 etkilerini bertaraf etmeye yönelik verilebilecek kısa çalışma ödeneğinin ertelenmesi veya finansman sağlanması gibi destekler, dolaylı olarak gıda ve içecek üreticilerine de pozitif yansıyacaktır.

Gıda ve içecek sektör şirketlerinin bu dönemde otel, restoran, kafe gibi ev dışı tüketim kaynaklı ciro düşüşlerini bertaraf etmek üzere de talebin arttığı tüketici tarafındaki değişimleri gözlemlemeleri ve uzun dönemli stratejilerini korusalar da kısa vadede ürün ve kanal çeşitlendirmelerine gitmeleri faydalı olacaktır.”

 

Kayıplar yıl sonundan önce telafi edilemeyecek

Araştırma sonuçlarına göre; sektörün yaklaşık %75’i salgından önce 2020 yılı başında enflasyon oranında ya da üzerinde büyüme gösteriyordu. Salgın etkilerinin görülmeye başladığı Mart ve Nisan ayları için şirketlerin %43’ü cirolarının azaldığını belirtiyor. Cirosu azalan katılımcılar cirolarının ortalama %26 düştüğünü ifade ediyor.

Sonuçlar, şirketlerin, pandeminin 4. çeyrek ve sonrasında sona ereceğini düşündüğünü gösteriyor. Salgın sürecinde ciro kaybı yaşayan şirketlerin çoğunluğu cirolarının 6 aydan önce toparlanmayacağını, ciro artışı yaşayanlarsa salgın öncesi seviyelerine geri döneceklerini düşünüyor.

Cirolarının bu dönemde arttığını belirtenlerin yaklaşık yarısı ise talepteki artışın eski seviyelere veya daha altına geleceğini öngörürken, diğer yarısı bu artışın kalıcı olmasını, hatta daha da güçlenmesini bekliyor. Katılımcıların %38’i tüketici davranışlarındaki değişimin uzun vadede kalıcı olacağını düşündüğünü belirtiyor.

2020 yılı büyüme beklentileri olumsuz

Sektörün 2020 tüm yıl büyüme beklentilerine bakıldığında, katılımcıların %52’si sektörün daralacağını öngörürken; yaklaşık %20’si 2020 sektör büyüklüğünün geçtiğimiz yılla aynı olmasını bekliyor. Sektörün daralacağını bekleyen yöneticiler, tüm yıl için daralmanın ortalama %10-15 seviyesinde olacağını tahmin ediyor.

En büyük riskler; EDT’de yaşanabilecek sorunlar, finansman ve nakit yönetimi

Araştırmaya katılan sektör liderlerinin %90’ı restoranların zorlanmasını ve otellerin-tatil köylerinin eski performanslarını yakalayamamasını gelecek 6-12 aylık dönem için en büyük risklerden ikisi olarak görüyor. Bununla birlikte birçok zincir gıda işletmesinin cirolarının önemli bir kısmını elde ettiği AVM mağazalarının, eski performanslarını yakalayamaması da her 5 katılımcıdan 4’ünün sektör için beklediği riskler arasında yer alıyor.

Katılımcıların %85’i otel, restoran ve kafeleri kapsayan EDT sektörünün 2019 performansını ancak 2021 veya sonrasında yakalayacağını öngörüyor. Araştırma sonuçları, nakit yönetimi ve kredi limitlerinin genişletilememesinin de, sektörü bekleyen riskler arasında en üst sıralarda yer aldığını ortaya koyuyor.

Sektör liderlerinin %43’ü bu dönemde değişken giderlerinde bir artış yaşandığını ifade ediyor. Tedarik zinciri ve lojistiğe yönelik sorunlara ilişkin beklenen en büyük riskin, tedarikçilerin batması ve bu sebeple hammadde veya ara madde tedarikinde sıkıntılar yaşanması olduğu görülüyor.

Araştırmanın ön sonuç raporunu okumak için buraya tıklayabilirsiniz...

Close