Son günlerde bazı basın ve sosyal medya mecralarında gıda ambalajlarında yer alan Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) ifadelerine ilişkin kamuoyunu yanıltabilecek çeşitli değerlendirmelerin yer aldığı görülmektedir. Bu çerçevede, tüketicilerimizin doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Gıda güvenilirliği; insan sağlığının korunması açısından en temel önceliklerden biridir. Türkiye’de gıda güvenilirliğine ilişkin uygulamalar, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile Türk Gıda Kodeksi kapsamında yürütülmektedir. Bu kapsamda gıda ambalajlarında yer alan tarih bildirimleri de bilimsel kriterler doğrultusunda düzenlenmektedir.
Gıda etiketlerinde yer alan Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) birbirinden farklı kavramlardır ve farklı amaçlarla kullanılmaktadır.
Son Tüketim Tarihi (STT); kısa sürede bozulabilen ve bozulması halinde insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek gıdalarda kullanılmaktadır. Son tüketim tarihi geçmiş ürünler güvenilir olmayan gıda kapsamında değerlendirilmekte olup tüketilmemesi gerekmektedir. Bu tür ürünlerin piyasada bulundurulması ve satışa sunulması mevzuata aykırıdır ve ilgili yaptırımlara tabidir.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) ise; gıdanın uygun koşullarda muhafaza edilmesi halinde tat, koku, aroma, görünüş ve benzeri kalite özelliklerini koruduğu süreyi ifade eden bir kalite göstergesidir. TETT, gıdanın güvenliği ile değil, kalite standartları ile ilgili bir taahhüttür.
Başta çay, kuru kahve, sıvı yağlar, şeker, makarna, mercimek, nohut, pirinç, tuz ve benzeri kuru gıdalar olmak üzere birçok ürün, uygun muhafaza koşullarında ambalaj bütünlüğü korunmuş ve herhangi bir bozulma belirtisi göstermemesi şartıyla kalite özelliklerini belirli bir süre daha koruyabilmektedir. Bu durum, ürünün doğrudan insan sağlığı açısından risk oluşturduğu anlamına gelmemektedir.
TETT ve STT arasındaki farkın bilinmemesi gıda israfına yol açabilmektedir. Gıda israfının azaltılması; su, enerji, tarımsal üretim ve doğal kaynakların korunması açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle tarih bildirimlerinin doğru anlaşılması hem tüketici sağlığının korunması hem de sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının geliştirilmesi açısından kritik rol oynamaktadır.
TGDF olarak; tüketicilerin doğru bilgilendirilmesine, bilimsel temelli yaklaşımın esas alınmasına ve gıda güvenilirliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sunmaya devam edeceğiz.
Kamuoyunun bilgisine sunarız.
Saygılarımızla
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu