TGDF, CNR Food İstanbul’da gıda güvenliğini masaya yatırdı

TGDF, CNR Food İstanbul’da gıda güvenliğini masaya yatırdı

TGDF, CNR Food İstanbul’da gıda güvenliğini masaya yatırdı

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) işbirliğiyle, gıda ve içecek sanayi firmalarını yerli ve yabancı alıcılarla bir araya getiren CNR Food İstanbul Fuarı kapsamında düzenlenen oturumlarda, gıda güvenliği ele alındı.

Fuarda “Besin etiketlerinde küresel güncellemeler” başlıklı bir sunum yapan Gıda ve Beslenme Derneği Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, gıda ürünlerinde etiketlerin önemine dikkat çekti. Elmacıoğlu, “Ürünlere etiket şart. Bir şeyin içinde ne olduğunu anlamak için bu gerekli. Bir ürünün süt mü, ayran mı, çamaşır suyu mu bilmemiz için üzerinde etiket olması gerekiyor. Etiketleme yapmak, dünyanın olmazsa olmaz kuralıdır" dedi.

Toplumların sağlıklarını koruyabilmek, ürünleri bilimsel, güvenilir, denenmiş ve kullanılabilir bir şekilde tüketiciye sunmak için etiket üzerinde yazan bilgilere ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Elmacıoğlu, 'sağlık bozucu olmayan ürünlerin alınması gerektiği' uyarısında bulundu.

“Trafik ışıkları faydalı olsaydı, kazalar olmazdı”

Sunumunda, Sağlık Bakanlığı’nın gıdalarda trafik ışığı etiketlemesi konusundaki hazırlığına da değinen Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, “Türkiye'ye İngilizlerin trafik ışıkları uygulamasını getirmek istiyorlar. Ben de espri yaptım; trafik ışıkları dünyada ve ülkemizde de faydalı olsaydı, ışığa rağmen trafik kazaları olmazdı. Trafik kazaları ışığa rağmen var, bunu engellememiz mümkün değil” ifadesini kullandı.

İngiltere'de uygulanan etiket yöntemini anlatan Elmacıoğlu, “İngilizler 'gıdanın içinde ne olduğu sizi fazla ilgilendirmesin, sadece şekere, yağa ve tuza, bir de yağların içerisindeki doymuş yağlara bakın, gerisini boş verin' diyor. İngilizler bu sistemi kurmuş, etiketleme sistemine de geçmiş. Ürünün üzerinde etiketi gördünüz kırmızı, doymuş yağları tüketmeyeceksiniz, tuz varsa sarı ışık orta karar, şekeri de oldukça düşük, ben bu ürünü alayım diyeceksiniz. Peki diğer besin ögeleri; proteini, lifi, vitaminleri nerede? Bunları hiç bir şekilde anlamınız mümkün değil. Bir üründe sarı ve kırmızı ışığı görünce tüketici almayacak, yeşilde istediği kadar alacak" diye konuştu.

“Gıda sektörünü olumsuz etkileyecek”

Trafik ışıkları uygulamasının gıda sektörünü olumsuz etkileyeceğini bildiren Prof. Dr. Elmacıoğlu, “Benim bütün korkum, Sağlık Bakanlığı ısrarla İngiliz trafik ışıkları uygulamasını hayata geçirirse, ülkemizde gıda sektörünü çok olumsuz etkileyecek. Bundan bütün tüketiciler etkilenecek, bir sürü tartışma da başlayacak. Örneğin sütün üstüne ne koyacaksınız? Yoğurt yeşil, peki sütlü tatlıya, sütlaca hangi renk trafik ışığı koyacaksınız? Peynirde yüzde 30 doymuş yağ var. Bu konuda da fikir birliği oluşmuş değil" değerlendirmesini yaptı.

Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenliği yaklaşımı

Fuar kapsamında “Gıda denetimlerinde resmi kontrol faaliyetleri” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mehmet Beykaya ise “Çiftlikten sofraya gıda güvenliği bilinci oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye'de 12 bini onay kapsamındaki üretim yerleri, 662 bini de satış, toplu tüketim ve üretim yeri olmak üzere 675 bin gıda işletmesi olduğu bilgisini paylaşan Beykaya, gıda analizleri yapılan 41 kamu, 100 de özel laboratuvar olduğunu söyledi.

Gıda kontrollerinin risk esasına dayalı olarak, uygun sıklıkta ve haber vermeksizin yapıldığına dikkat çeken Dr. Beykaya, “Özellikle ihracat giriş, yurt içi denetimleri aynı hassasiyetle yürütüyoruz. 2002 yılında resmi kontrol görevli sayımız 820 iken, bugün 6 bin 858 kişi oldu" dedi.

ALO 174 Gıda Hattı'na 538 bin 482 başvuru yapıldı

Güvenilir gıda konusunda talepleri karşılamak için 2009 yılında başlatılan ALO 174 Gıda Hattı'nın son derece önemli olduğunu vurgulayan Mehmet Beykaya, "Şu ana kadar yaklaşık 538 bin 482 adet başvuru yapılmış. Et ve et ürünleri, tahıl, hazır yemekte, süt ve süt ürünleri, meyve ve sebze, pastacılık ürünleri gibi her gruptan başvurular geliyor" diye konuştu.

Gıda kontrollerinde uygunsuzluk tespit edilen gıdaların toplatıldığını ve idari para cezası verildiğini bildiren Beykaya, “Ürünlerinin uygunsuzlukları laboratuvar analizleri ile kesinleşen, insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren firmaları, Bakanlığımızın internet sitesinde ifşa ediyoruz. Şu ana kadar 769 firmanın bin 605 farklı ürününü kamuoyuna duyurduk” bilgisini verdi. Beykaya; en çok süt ve süt ürünleri, et ve et ürünlerinin ifşa edildiğini, bitkisel yağ, margarin, özel beslenme amaçlı gıdalar, arıcılık ürünlerinin de ifşa edilen ürün gruplarından olduğunu kaydetti.

Tüketicilere tavsiyelerde bulundu

Tüketicilere gıda ürünlerini satın alırken seçici olmaları tavsiyesinde de bulunan Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beykaya, sağlıklı ve güvenilir gıda tüketiminde tüketici duyarlılığının son derece önemli olduğunu söyledi. Beykaya, “Mümeyyiz bir akılla tüketeceğimiz gıdayı seçmeliyiz. Nasıl ki bir kravat bile aldığımızda kumaşına, markasına bakıyorsak, tüketeceğimiz gıda hususunda da en az böyle bir hassasiyet sergilemeliyiz. Çünkü yediğimiz, içtiğimiz her türlü gıda bizim etimize, kemiğimize, kanımıza ulaşıyor” ifadelerini kullandı.

Tüketici bilinçlenmesinin ailede başladığını, ancak okul eğitiminin de son derece önemli olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Beykaya, konuşmasını, “Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı bilinçlendirmeliyiz. Buna yönelik olarak bütün bir ülke, ortak bir anlayış sergilememiz lazım. Unutmamalıyız ki, en iyi denetim bilinçli tüketicinin duyarlılığıdır” sözleriyle noktaladı.

İlgili Yazılar

Close